HAMİLELİK, SAĞLIK

11-14. Hafta İkili Tarama Testi Nedir? Gerekli Midir?

Anne Karnındaki Bebeğin Ultrasonografi İle İncelenmesi Ve Tarama Testleri

Ultrasonografi ses dalgalarıyla çalışan bir görüntüleme yöntemidir .Anne karnındaki bebeğin değerlendirilmesinin yapılması için gerekli bir yöntemdir .Bebekteki normal olmayan bulgular bu yöntem ile değerlendirilip aileye tedaviyi yöntemi sunulmaktadır .Erken tanı yöntemi ile anne karnındaki bebeğe tedavi yöntemleri sunulmaktadır.

11-14 HAFTA TARAMASI İKİLİ TARAMA TESTİ NEDİR NEYE BAKILIR ?

Hamileliğin 11 ve 14. haftalarında,birinci trimesterda yapılan ikili tarama testini yazımızda bulacaksınız..

(Erken detaylı inceleme ve başta Down Sendromu olmak üzere kromozomal bozukluklar için risk hesaplanması)

Yaklaşık 12-13 yıldır tüm dünyada daha yaygın kullanılmaktadır. 

Tepe-popo mesafesi(CRL) 45-85 mm olan bebeklerde yapılır.

İkili tarama testi nasıl yapılır?

İkili tarama testinin ilk aşaması kan testidir ve öncesinde herhangi bir hazırlık yapılması gerekli değildir. Hamilelik sırasında ilaç kullanılıyorsa bu durum doktora bildirilmelidir. Enjeksiyon yardımıyla alınan kan numunesinden sonra ultrason taramasına geçilir. Sonografi uzmanı, görüntü oluşturmak için vajinal veya abdominal ultrason cihazı kullanır. Görüntülerle, fetüsün boynunun arkasında yer alan dokudaki boş alan veya alan miktarı incelenir.

Laboratuvarda tetkik edilen kan numunesi, ultrason sonuçları ve hastanın yaşı gibi kişisel bilgiler bir araya getirilerek sonuç oluşturulur.

İkili tarama testiyle ilişkili herhangi bir risk bulunmamaktadır. Yalnızca kan numunesi alınması sırasında nadir durumlarda kanama, hematom oluşumu, morarma veya enfeksiyon görülebilir.

Henüz küçük olsa da bu haftalar özellikle hayati bazı yapısal bozukluklar ve başta Down sendromu olmak üzere kromozom bozukluklarının tanısında önemlidir.

Bazı bulgulara bakılır :

  • Kalp aktivitesi, bebek hareketleri
  • Plasenta(bebek eşi) lokalizasyonu, bebeğin içinde bulunduğu su miktarı
  • Baş-popo mesafesi ölçülerek büyüme takibi
  • Kafa-gövde bütünlüğü
  • Kafa kemiklerinin oluşumu ve  kafa içi yapılar
  • Ön ve arka vücut hatları
  • İki kol ve iki bacağın gözlenmesi
  • Mide, idrar torbası
  • Ense Kalınlığı(NT): Bu haftalarda  bütün bebeklerin ensesinde, ciltaltında fizyolojik olarak milimetrik bir sıvı birikmesi vardır. Bu sıvının kalınlığı ölçülür. Bu kalınlıktaki belirgin artış hem kromozomal hem de yapısal bozukluk riskini yükseltmektedir. Yine de artmış ense kalınlığı olan olguların çok önemli bir kısmı normaldir. Bebeğin büyüklüğüne göre ense kalınlığı sınır değeri değişmekle birlikte 3.5 mm ve üzeri bu haftalar arasındaki her bebek için artmış bir ölçümdür.
  • Burun kemiğinin varlığı: Down sendromlu bebeklerin yaklaşık yarısında burun kemiği ya hiç gelişmez ya da az gelişir.
  • Göbek kordonundan temiz kan getiren damarın, kalbin sağ kulakçığına gelmeden önce bebek karaciğeri içinden geçen bölümünün renkli doppler kullanılarak incelenmesi.
  • Ultrasonografinin ardından aynı gün İkili Test için anne adayından kan alınır ve plasentadan salgılanan serbest hCG ve PAPP-A adlı iki hormon seviyesi ölçülür.
  • Down sendromu ve sık görülen diğer kromozomal bozuklukların taranması için, yukarıdaki ultrasonografi bulguları, ikili test değerleri ve anne yaşı bir bilgisayar programında birleştirilerek bu hamileliğe özel bir risk değerlendirmesi yapılır. Bu değerlendirme sonucu anne adayı, alınan sınır değere göre yüksek ya da düşük risk grubuna ayrılır. Bütün verilerin birleştirildiği bu teste Kombine Test denir.

Kombine Test = Ultrasonografi+İkili Test+Anne Yaşı

İkili tarama testi sonuçları kaç olmalı?

Bu test, kandaki beta hCG ve PAPP-A seviyelerinin değerlendirmesiyle yapılır. Beta hCG, hamilelik sırasında gelişen plasentadaki hücreler tarafından üretilen bir hormondur. İlk üç aylık dönemde beta hCG seviyeleri katlanarak yükselir, ilerleyen zamanlarda düşmeye başlar.  Normalden yüksek seviyeler Down sendromu gibi olası genetik durumların bir belirteci olarak ilişkilendirilmiştir. İkiz gebeliklerde, molar gebeliklerde ve doğurganlık ilaçları kullanan kadınlarda da beta hCG seviyeleri yüksektir.

PAPP-A ise plasenta tarafından salgılanır ve hamilelik süresi ilerledikçe seviyeler artar. Çeşitli dokular PAPP-A değerini çok daha düşük seviyelerde eksprese eder. Koroner arterlerde stabil olmayan plaklar da yüksek seviyelerde PAPP-A’ya neden olur.

Yüksek beta hCG ile düşük bir PAPP-A değerine sahip olmak, genellikle ikili tarama testinin pozitif sonuçlanmasına neden olur.  Sonuçları ve genetik durumun teşhisini doğrulamak için daha fazla test gerekebilir.

Test sonuçları yalnızca kan örneklerine göre değil, aynı zamanda annenin yaşına ve ultrason sırasında ölçümlenen değerlere bağlıdır. Sonuçlar, oranlar şeklinde sunulur. 1:10 ila 1: 250 oranı, yüksek riskli ve pozitif olarak adlandırılır. 1: 1000 veya daha yüksek bir oran, düşük bir risk oluşturan negatif sonuca işaret eder.

Nukal saydamlık değeri ise ikili tarama testi ile birleştirildiğinde doğruluk oranı %80’e dek yükselir. 3,5 mm’den daha düşük NT değeri normal kabul edilir.

İkili tarama testinin doğrulamak için yüksek doğruluk oranına sahip olan amniyosentez ve koryon villüs örneklemesi önerilebilir. Birtakım riskler barındıran ve invaziv işlemler içeren bu testler, doğrudan bebeğin hücrelerinin alınması ve incelemesiyle gerçekleştirilir.

İkili tarama testi sonucu ne zaman çıkar?

İkili tarama testi sonuçları genellikle 1-2 gün içerisinde alınır.

İKİLİ TESTİN AVANTAJLARI

Bu testin en büyük avantajı gebeliğin hemen başında gerçekleştirilmesidir. Birinci trimester döneminde gerçekleştirilen testte kullanılan çift işaretleyici Down Sendromu’nun %90 oranında ve Patau Sendromu, Edward Sendromu, Turner Sendromu, Üç Kromozomluluk gibi diğer büyük kromozomal bozukları %94 oranında belirleyebilmeyi sağlamaktadır. İkili test hamileliğin erken döneminde gerçekleştirildiği için özellikle Down Sendromu’nun belirlenmesinde ikinci trimesterda yapılan dörtlü test ve daha eskiden başvurulan üçlü teste göre daha büyük bir başarı oranı sağlamaktadır. Özellikle 36 yaşının üzerindeki hamilelerde trizomi 21 bozukluğu görülme riski artmaktadır ve bu nedenle rutin olarak amniosentez gibi invasive testler yapılmaktadır. Ancak amniosentez ilişkili düşük görülme oranı ortalama 200 hamilelikte 1’dir. Bu riskten dolayı ikili test daha önemli hale gelmektedir.

Eğer kesin tanı isteniyorsa ne yapılmalıdır?

Anne-baba adayları eğer bu sendromların varlığı hakkında kesin tanı istiyorlarsa ikili tarama testi yeterli olmayacaktır. Çünkü ikili tarama testi son derece düşük çıkan, 1/50.000 riske sahip bir çiftte bile, 50 binde bir de olsa, bir risk mevcuttur. Bu riski almak istemeyen çiftler kesin tanı amacıyla yapılan koryon villüs biyopsisi ve amniyosentez işlemlerini uygulamalıdırlar.

BU YAZIMIZI DA İNCELEYİN :

http://www.annekuzusu.com/bebek-sagligi/down-sendromu/

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir